Göçmenlerin Sesi

Domates İşçileri

Domates Oyunu (The Tomato Game), bir süredir kültürümüzün bir parçası gibi düşünülen “Filipinli işçi sınıfının başka ülkelerde yasadışı çalıştırması ve emek sömürüsü” hakkındaki gerçeği yansıtır. “Domates Oyunu” hikâyesinde olduğu gibi, yabancı bir toprağa girmenin birçok yolu vardır. Yasadışı çalıştırma ve sahtecilik, göçmenlere ait belgelerin diğer ülkelere kolay giriş sağlamak amacıyla hile yoluyla değiştirildiği yerlerde yaygındır.

Hikâyede aynı zamanda Sopi olarak hitap edilen Sophio Arimuhanan, o ülkedeki göçmenlik ile ilgili mevzularda gerekli belgeleri hazırlayan ve işe alımları gerçekleştiren bir aracı rolünü üstlenmiştir. Bu durum şu satırlarla ifade edilmiştir: “Yasal kısıtlamalar, Sophio Arimuhanan’ın yurttaşları arasındaki hukuk uygulamasına kabulünden önce Kaliforniya Barosu’ndan geçmesini gerektiriyordu. Bu buluşa Moltaban İthalat-İhracat adını vermişti. Geleneklerimiz bağlamında, Sopi ihtiyar adamın halledilmesini istediği iş için doğru adamdı. “Sophio Arimuhanan, Avukat, (parantez içinde) gelin ithalatçısı-ihracatçısı…”. Sopi, herkesin gözünde son derece saygın bir adamdı. Bu sebeple, göçmen işçileri yasa dışı yollarla sömürmek adına bu konumundan faydalandı. “Transpacifia Üniversitesi” de gerçek bir üniversite değildi zaten; taşınan göçmen işçilerin yurtdışında çalışmak üzere kullandığı bir acenteydi. “Trans”  geçiş anlamına geliyordu ve “pacifia” ise Pasifik Okyanusu demekti. Göçmenlerini Adalar’dan ayrılarak Pasifik Okyanusu’nu geçen bir araç vasıtasıyla taşıyorlardı. Bu çıkarım şu satırlarla güçlü bir şekilde doğrulanıyordu: “Transpacifia demek istiyorsun, değil mi?”, “Bu senin okulun, doğru mu?”, “Nasıl yani?”…”Paket tutarı yıllık sekiz bin dolar. Yaşlı adam bunu peşinen ödemişti. Bildiğin gibi bu bir okul değil.” Olgun bir domates diğer olgun çürük domateslerin yanına konulduğunda, bu domates kokuşmuş ve işe yaramaz bir domatese dönüşecektir. Olgun domatesler içeren bu oyun, göçmen işçileri sömüren kuruluşların yasadışı hareketlerini içeren insani bir durumu barındırıyor. Söz konusu durum, hikâyedeki şu satırlarla güçlü bir şekilde doğrulanıyor: “Bu benim söz konusu endüstrinin ihtiyaçlarını karşılayan Transpacifia Üniversitesi’nde acınacak durumdaki okutmanlığımdır.” Azınlıklara yönelik bazı arzlarda bulunulmuş ve üniversite belirli fonlara bağlanmıştır.

“Efsanede olduğu gibi, işaretler her yerdeydi: tahta köprü, yol ayrımı, etrafımızda bir zamanlar domates tarlası olan geniş yol,”. Yol ayrımından tahta köprüye açılan yoldan aşağı doğru ilerledikçe, olgun domates kokusu bizi takip etmeye devam etti. Devasa makine hasadı toplarken kötü bir iş çıkarmıştı.”

*****

Antonio Martinez, ülkeyi boydan boya geçtiği bir yolculuğun ardından yorgun bir halde kavurucu güneşin altında ayakta bekliyordu. Henüz 21’indeydi, Kaliforniya’da iyi maaşlı bir inşaat işi taahhüdü ile Meksika’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne yolculuk yapmıştı. Fakat şimdi, bir adamın başka bir adamı satın almak için 500 Dolar ödemesini dinler halde, Florida’nın merkezinde bir tarlada ayakta dikiliyordu.

 10 yıldan daha fazla bir süre önce, Antonio “Merhametsizce, tıpkı bir hayvan gibi satılıyor olduğumu anladım.” şeklinde düşünmüştü.

Haklıydı. Modern bir zamanda, Birleşik Devletlerde, Antonio Florida’nın domates tarlalarında kölelik için satılmıştı.

Florida’daki domates toplayıcıları, topladıkları bir poundluk domatesler için iki peniden daha az ücret alıyor. Bu domates miktarı, semte ve mevsime bağlı olarak $1.50 ve $4.00 arasında bir ücretle manavdan aldığınız domates miktarıyla aynıdır. Domateslerin perakende satış fiyatları yükselmiş olmasına rağmen, 1970’lerden beri olması gerekenin çok altında olan bu ücret fakirliğe sebebiyet veriyor.

Karides Isçileri

Bir CNN muhabiri, Banglades’teki karides endüstrisinin çocuk isçiligini, borç esaretini, zorunlu çalistirmayi ve dolayli insan ticaretini içerdigini gözlemlemistir.

*****

Dayanisma Merkezi’nce röportaj yapilan 18 yasindaki bir kadin, 10 yildan fazla bir süredir Banglades’te karides endüstrisinde çalisiyor. Günde 12 saat çalisiyor ve fazla mesai ücreti almiyor. Gönüllü, fakir isçilerin asiri talebi nedeniyle, isten atilma korkusundan dolayi mevcut sartlardan sikâyet etmek oldukça zor.

Eylül 2006’da, Tayland’daki Ranya Peaw karides isleme fabrikasina yapilan bir polis baskini, “yüzlerce isçinin kelimenin tam anlamiyla tuzaga düsürüldügünü… sagliksiz kosullar altinda yasadigini, uzun saatler çalismaya zorlandigini ve fiziksel, duygusal ve cinsel tehdit ve istismara maruz kaldiklarini” ortaya çikarmistir.

*****

Kamboçya’da karides teknelerinde çalisan her çocuk yüzme bilmemektedir. Bu tehlike, can yeleklerinin kötü sans getirdigi inanci ve bu yüzden teknelerde çok nadir bulundurulmalari sebebiyle ikiye katlaniyor.

Kakao Isçileri

“Kakao” kesimini ziyaret edin - Kölelik Ürünleri web sitesinin

Kahve Isçileri

Dokuz yaşındaki Diego, bir kahve çiftliğinde çalışmak ve günde 1.5 Amerikan doları kazanmak üzere ailesinin yanından ayrıldı. Daha sonra, orada Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC_EP)’ne katıldı.

*****

Bazı çocuklar, Fildişi Sahili’nde kahve toplamak zorunda bırakılıyor. Bir BBC muhabirinin bulduğu 10 çocuktan oluşan bir grup günlüğü en fazla 1 Avro olan çalışma ücretini aralarında bölüşmek üzere çalıştırılıyor.

*****

“Kahve toplamaya gitmek istemiyorum,” diyor yalınayak halde bir büyük metal kutu dolusu kahve çekirdekleriyle boğuşan genç kız. “ Okula geri dönmek istiyorum.” diyen Martha ise, günlerini Kenya’da  öğrenmek yerine çalışarak geçiren  yaklaşık 4 milyon çocuktan sadece bir tanesi. Bir saat için çok cüzzi miktarlarla çalışarak her gün emek sarfediyorlar, tehlikeli işlerde çalışarak körpe bedenlerini hırpalıyorlar ve bu şekilde umut veren bir gelecek onlardan çalınmaktadır.

Kahve işinde çalışan Kenya’daki çocuklar fiziksel olarak büyük ölçüde zarar görmekte: ağır çekirdek çuvalları taşımaktan ötürü oluşan sırt ağrıları, ekipmanları taşımaktan dolayı meydana gelen kesikler ve sıyrıkların yanı sıra yılan sokması.

Seker Kamisi Isçileri

Belize’de 13 yasinda bir ögrenci su siiri yazdi: “Ben sadece ilgilenilmesi gereken bir çocugum, hiçbir beceri ögrenmedigim tarlalarda incinmesi gereken bir çocuk degil”

*****

Sekerkamisi hasadi boyunca, Dominik Cumhuriyeti’nde yasayan Haitililer rizalari olmaksizin toplanarak, barakalara yerlestirildiler ve silahli askerlerin gözetimi altinda “bateye” adi verilen yerlerde (sekerkamisi dikili tarlalar) çalismaya zorlaniyorlar.

*****

Cecilio Rodriguez 3 yil boyunca sekerkamisi isçisi olarak çalisti. Su an sadece 14 yasinda ve neredeyse bagimsiz; hasat zamani sekerkamisi tarlalarinda günlük isçi olarak çalismak üzere Meksika’yi boydan boya geziyor.

*****

“Sekerkamisi tarlalarinda çalismaya 7 yasimda basladim. Simdi ise 9 yasindayim ve hala tarlada çalisiyorum. Okulu biraktim çünkü ailem masraflarimi karsilayacak güçte degil. Babam öleli uzun zaman oldu. Kazandigim para yiyecek almak için yeterli degil. Tarlada çalismaktan yorgun ve aç düsüyorum.” diyor Philippines.

*****

Uganda’nin tarimla ilgilenen 11 milyonluk kirsal nüfusunun %30’unu çocuklar olusturuyor. Sekerkamisi, 4 yasindaki çocuklarin bile çalistirildigi ana ürünlerden biri.

*****

Sekerkamisi çiftliklerinde isçiler çiftler halinde çalisiyorlar: biri sekerkamisini kesiyor ve digeri bunlari demet halinde topluyor. Sonrasinda sekerkamisi fabrikalarina gönderilen 2 ton sekerkamisi bu çiftler tarafindan bir günde kesiliyor. Kamyonlar geceye kadar fabrikalara sekerkamisi tasiyor. Çogu zaman, çocuklar aileleriyle beraber bu çiftliklerde isçi olarak çalisiyor. Birçok çocuk da anne ve babasi tarlada emek verirken, evi temizleyerek yemek pisiriyor. Burada bulunan diger pek çok çocuk isçiden biri olan Ishara Gore, bize 3. sinifta oldugunu ve köyüne döndügünde 4. sinifa geçecegini söyledi. Oysaki döndügünde sinavlarin bitmis olacagindan haberi yoktu. Ailesi is için Sagli bölgesinde bulunan Karat köyüne göç etmisti. Babasi Yavik Gore bizlere sunu söyledi: “Eger okursa onun için iyi olur, yoksa onu 5 yil sonra evlendirmek zorunda kaliriz. Ondan sonra da kocasiyla beraber, bizim gibi çalismaya devam eder”.

*****

Sovan ve ablasi Tayland’da bir sekerkamisi tarlasinda çalistirilmak üzere kandirilarak göç etmis. Sonrasinda Sovan, Tayland’da emek sömürüsünün bir kurbani olmus. Savunmasiz ve Kaçakçilik Magduru Insanlar Için Ekonomik Güçlendirme Projesi (EEVP) yoluyla kendi kasabasina getirildi ve bisiklet tamircisi oldu.

“Tayland’da çalisarak günde 30,000 ve 50,000 Riel arasinda oldukça fazla para kazanabilecegim söylendi. Kazandigim parayi memleketime gönderirim diye düsünüyordum. Ama aslinda hiçbir sey kazanamadim.”

Sovan ve ablasi 2009 yilinin baslarinda, kendi kasabalarindan 7 kisiyle birlikte iyi bir is bulma umuduyla Tayland’a gitti, fakat asil gerçek bunun tam tersiydi. Tarlada sekerkamislarini keserek, sabah 6’dan aksam 5’e kadar uzun saatler boyunca çalismaya zorlandi ve günün sonunda ancak 30 baht kazanabiliyordu (bir Amerikan dolarindan daha az).

Dahasi, Tayland’da çalismaya devam etmesine izin verilmesi için her ay polise 300 baht ödemek zorundaydi.

“Phnom Penh’ten Siem Reap’a gidis günü, bütün grup çok sevinçliydi çünkü güzel ve klimali bir turist minibüsünde yolculuk yapiyorduk. Siem Reap’a vardiktan sonra, Tayland’a gitmek için büyük bir kamyona bindik. O andan sonra, kandirildigimizi anladim fakat artik çok geçti.”

Soven, Tayland’a vardiklarinda, gece vakti sekerkamisi tarlasina götürüldüklerini söyledi. Çalisarak kisi basi 100,000 Riel borçlarini ödemeleri gerektigini duyduklarinda herkes soke olmustu.

“Borcumuzu ödemek için çalismaktan baska ne yapabiliriz, hiçbir fikrimiz yoktu.”

Sans eseri, bir gün büyük ablasi kaçmayi basarmis ve Kamboçya’ya giden Kamboçyali bir aile tarafindan kurtarilmis. Sovan, ailenin grubun sagliksiz ve çok zor sartlar altinda çalistirildigini anlayinca, onlar için geri dönüs sagladigini söyledi.

Sovan ve diger 6 kisi evlerine sag salim dönmüsler. Ablasi dâhil diger 6 kisi Phnom Penh’te çalismayi seçmis fakat Sovan evine dönerek, amcasiyla beraber kasabada yasamayi tercih etmis. Sonrasinda amcasi ve kasaba sefi EEVP’den Sovan için destek istemisler. Haziran 2010’da, EEVP bisiklet ve motosiklet tamiri üzerine mesleki egitim saglayarak Sovan’a destek olma karari almis.

Bugün, Sovan bisiklet ve motosiklet tamiriyle günde 10,000 ve 15,000 Riel arasi bir kazanç elde edebiliyor. Sovan, isini basarili bir sekilde sürdürmeye kendini adadigini söylüyor.

“Amcamla beraber bütün kazandiklarimi biriktiriyoruz ve bu isi kariyerim olarak benimseyecegim.” diyor Sovan.

Sovan son söz olarak bir daha Tayland’a çalismayacagini ve bu aci deneyimini diger kasabalilarla paylasacagini ekliyor.

Muz Isçileri

Bay Noboa’nin Ekvator’daki muz tarlasinda çalisan sadece birinin yetiskin oldugu 3 oglu olan ve 36 yasindaki Benita Menéndez “Iste ogullarimin hayati: bu kadar küçük bir yasta muz tarlalarinda çalismak” diyor. “Küçük yasta çalismalarini istemedim, fakat hayat böyle.” Bay Noboa Ekvator’daki en zengin adamlardan bir tanesi.

*****

Nikaragua’daki isçi çocuklarin %56’si 5 ile 14 yaslari arasinda. Bunlarin büyük bir çogunlugu kirsal alanlarda, muz ekimi gibi tarim islerinde çalisiyor.

Pamuk Isçileri

Çin’de pamuk toplamaya zorlanan ögrencilerden biri, “Söylediklerine göre, eger görevimizi bitirmezsek üstüne para ödemek zorundayiz. Eger istenilen miktardan daha fazla pamuk toplarsak, para kazanabiliriz. Aramizdaki sekiz kisi gereken miktarin gerisinde pamuk topladi ve para ödemek zorunda kaldi. Bizim ödeyecek paramiz yok”.

*****

2009 senesinin sonbahar döneminde, Güney Kazakistan’in bir bölgesindeki okul çocuklarinin tahminen % 25’i pamuk toplamak zorunda birakilmistir.

*****

19 yasindaki göçmen isçi Isomiddin, kisi basi 35 Amerikan Dolari’na diger isçiler ile birlikte satildi. Bu isçiler, kendilerine herhangi bir ödeme yapilmadan, pamuk çiftliginde köle benzeri sartlar altinda, yetersiz gida malzemeleri ve yetersiz konut sartlarinda yasamaya zorlandilar.

*****

“Ben çiftlige aitim ve tarlalarda çalisiyorum. Para kazanmiyorum ve bana ödeme yapilmasi gerektigini de bilmiyordum. Bazen, termometre 40 derecenin üstüne çikiyor”. Güney Tacikistan’da pamuk toplayan 9.sinif ögrencisi.